|
İnternet site alan adı satın almak ve kullanmak. 5 Ay, 1 Hafta önce
|
|
Ben internet sitesi adı satın alacağım. Fakat alacağım ad herhangi bir firmanın veya portalın (mesela www.mynet.us, www.nokia.biz gibi) adı olacak. Bu sitede o firmayla alakalı hiçbir içerik bulunmayacak. Ben sadece alan adını alıp bir şirkete satmak için kullanmayacağım.
Ama o firmanın adı sadece alan adım olacak firma adına sitemde olumlu veya olumsuz hiçbir şey bulunmayacak. Yani sadece tescil yapmayacağım. Kendi siteyi kurma amacım doğrultusunda kullanacağım.
Ben bir dükkan açsam ve adına alışveriş marketler zincirinin bir adını versem bu dükkanda ekmek satsam bunun hukuki durumu ile sanal ortamdaki aynı durum arasında yasal olarak fark varmıdır?
Peki böyle bir durumda o firma aldığım alan adı ile ilgili bir hak talep edebilir mi? Beni yarın zor duruma sokar mı?
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
Cvp:İnternet site alan adı satın almak ve kullanmak. 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Başarı: 1
|
Sorularınızın yanıtını aşağıdaki Yargıtay kararlarında ve linklerde bulabilirsiniz...
Alan İsmi Etrafında Ortaya Çıkan Hukuki Sorunlar
www.teknoturk.org/docking/yazilar/tt000116-yazi.htm
İnternet ve Hukuk
ALAN ADLARI UYUŞMAZLIKLARI ÇÖZÜM MEKANİZMASI
www1.internethaftasi.org.tr/uyusmazlik.html
Fillandiyalı Nokia Corporation firması www.nokiaheavenuk.com adlı web sitesi hakkında şikayette bulunarak bu alan adının haklarının kendisine devredilmesini talep etmiştir. Şikayetçi firma, www.nokiaheavenuk.com; internet alan adının, hak sahibi olduğu ticaret ve hizmet markalarıyla aynı ve ayırt edilemez derecede benzer olduğu ve şikayetçi olunan kişinin bu alan adına ilişkin olarak hiçbir meşru hak ve menfaat sahibi olmadığını ve alan adını kötü niyetle tescil ettirmiş ve kullanmakta olduğunu ileri sürmüştür. Yine aynı firmanın bir başka şikayetinde de worldnokia.com alan adı ile ilgili olarak da bir önceki örnekte yer alan isteğini tekrarlamıştır. Her iki olayda da WIPO Tahkim ve Uzlaştırma Merkezi alan adlarının Nokia Corporation'a devrine karar vermiştir.
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Son Düzenleme: 15/06/2008 12:52 tarafından eray.
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
Cvp:İnternet site alan adı satın almak ve kullanmak. 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Başarı: 1
|
|
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2002/5419
K. 2002/9974
T. 4.11.2002
- MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN VE HAKSIZ REKABETİN MEN'İ TALEBİ ( Davacının Tescil Önceliği ve Markayı Kullanmasına Muvafakat Etmediğini Davalıya İhtarname Göndererek Bildirmiş Olması )
- HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ TALEBİ ( İltibas Suretiyle - Davacının Tescilli Markasının Kullanılmasına Muvafakat Etmediğini Daha Önce Davalıya İhtarnameyle Bildirmiş Olması )
- İLTİBAS SURETİYLE MARKA HAKKINA TECAVÜZÜN ÖNLENMESİ TALEBİ ( Davacının Tescilli Markasının Kullanılmasına Muvafakat Etmediğini Daha Önce Davalıya İhtarnameyle Bildirmiş Olması - Davalının Ticaret Ünvanında Kullandığı Davacıya Ait Saat Markasına Optik ve Sarraflık Kelimelerini Eklemesinin Tecavüzü Ortadan Kaldırmayacağı )
- TİCARET ÜNVANINDA DAVACIYA AİT MARKAYI KULLANMAK SURETİYLE İLTİBAS ( Haksız Tecavüzün Önlenmesi Talebi - Davacının Tescilli Markasının Kullanılmasına Muvafakat Etmediğini Daha Önce Davalıya İhtarnameyle Bildirmiş Olması )
6762/m.57/5
KHK-556/m.9
ÖZET : Davacı vekili, müvekkili adına tescilli K... ibareli marka ve ticaret ünvanın davalı tarafından aynen kullanıldığını, bunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabete son verilmesini, davalının ticaret ünvanından ve kullandığı etiket, tabela, flama, tanıtım broşürleri, ürün, kutu, poşet, ambalaj, reklam, antetli kağıt, internet sayfası ve her türlü materyalden Konyalı ibaresinin silinmesini, mümkün olmazsa imhasını talep ve dava etmiştir. Davacı şirketin kuruluş ve tescil önceliği nedeniyle ünvanı açısından Türkiye çapında korunan bir hak elde ettiği, davacının ticaret ünvanındaki "K..." ibaresinin davalının aynen ve aynı ticari sahada ticaret ünvanında kullandığı, davalının ticaret ünvanına eklediği optik ve sarraflık kelimelerinin ayırtedici unsur sayılamayacağı, ünvanda esas göze çarpan unsurun "K..." ibaresi olduğu, davacının 04.08.1999 tarihli taahhütlü mektup ve 10.08.1999 tarihli ihtarname ile ünvanda bu ibarenin kullanılmasına muvafakati olmadığını davalıya bildirdiğini, dolayısıyla davalı şirketin kuruluşu ve dava tarihi arasındaki süre de gözönüne alınarak zımni muvafakatinin olduğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenlerle davalının eyleminin TTK'nun 57/5 nci maddesine göre iltibas nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde ticaret ünvanına vaki tecavüzün meni yönünden de davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
DAVA : Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.03.2002 tarih ve 2000/400-2002/187 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkili adına tescilli K... ibareli marka ve ticaret ünvanın davalı tarafından aynen kullanıldığını, bunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabete son verilmesini, davalının ticaret ünvanından ve kullandığı etiket, tabela, flama, tanıtım broşürleri, ürün, kutu, poşet, ambalaj, reklam, antetli kağıt, internet sayfası ve her türlü materyalden Konyalı ibaresinin silinmesini, mümkün olmazsa imhasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1974 yılından beri K... Saatçi ünvanını davacıdan önce kullandığını, taraflar arasında uzun yıllardır ticari ilişki bulunduğunu bu nedenle davacı tarafın müvekkili şirketin yıllardır aynı ticari ünvanı kullandığını bildiğini ve zımnen rıza gösterdiğini, taraflar arasında halen bayilik ilişkisi mevcut olduğunu, hatta davacının müvekkilini Marmariste Haziran 2000 tarihinde yapılan bayiler toplantısına çağırdığını, tespit dosyasında marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığının belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacı adına tescilli K... unvan ve markasının korunması gerektiğini ancak davacı ve davalı şirketlerin uzun zamanlardan beri ticari ilişki içinde bulundukları, davacı şirketin İstanbul'da, davalının ise Konya'da faaliyet gösterdiğini, müşteri muhitlerinin farklı olduğu, davacı şirketin davalı şirketi tescilli ünvanıyla bayiler toplantısına dahi çağrıldığı, tüm bu ilişkiler nedeniyle davacı şirketin davalının K... ibaresinin kullanılmasına zımnen rıza gösterdiği ayrıca davalı şirketin ticaret ünvanın lüzumlu ayıredici nitelikte optik ve sarraflık ibarelerinin eklendiği, davacıların MK'nun 2. maddesine göre dava açmakta iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve "K..." markasının 1985 yılında gerçek kişi Mustafa adına tescil edilmesi ve bu hakkın davacı şirkete devredilmemiş olmasına göre davacı şirkete ait marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı şirketin kuruluş ve tescil önceliği nedeniyle ünvanı açısından Türkiye çapında korunan bir hak elde ettiği, davacının ticaret ünvanındaki "K..." ibaresinin davalının aynen ve aynı ticari sahada ticaret ünvanında kullandığı, davalının ticaret ünvanına eklediği optik ve sarraflık kelimelerinin ayırtedici unsur sayılamayacağı, ünvanda esas göze çarpan unsurun "K..." ibaresi olduğu, davacının 04.08.1999 tarihli taahhütlü mektup ve 10.08.1999 tarihli ihtarname ile ünvanda bu ibarenin kullanılmasına muvafakati olmadığını davalıya bildirdiğini, dolayısıyla davalı şirketin kuruluşu ve dava tarihi arasındaki süre de gözönüne alınarak zımni muvafakatinin olduğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenlerle davalının eyleminin TTK'nun 57/5 nci maddesine göre iltibas nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde ticaret ünvanına vaki tecavüzün meni yönünden de davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
İltibas, ticaret ünvanına tecavüz, haksız rekabet 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Başarı: 1
|
|
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1998/9430
K. 1999/4137
T. 18.5.1999
- İLTİBAS ( Davalının Ticaret Ünvanı Olarak Kullandığı Kelimenin Davalı Tarafından da Kullanılması )
- TİCARET ÜNVANINA TECAVÜZ ( İltibas ve Haksız Rekabet )
- HAKSIZ REKABET ( Davalının Davacının Ticaret Ünvanını Kullanması )
6762/m.54,57,58
ÖZET : Türk ticaret kanununun sadece ünvana tecavüze ilişkin 54. Maddesine değil, HAKSIZ REKABETE İLİŞKİN 57/5. MADDESİNE DAYANDIRILAN İSTEK, AYNI KANUNUN 58/a MADDESİNDEKİ HAKSIZ REKABETİN TESBİTİ TALEBİNİ DE İÇERİR.
DAVA : Taraflar arasındaki Nizip Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 14.7.1998 tarih ve 1998/315-1998/497 sayılı kararın Yargıtay incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 18.5.1999 günde davacı avukatı O. A. Ş. ile davalı avukatı N. K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin 1955 yılında kurulup tescil edildiğini, davalının ise "T. Ambalaj San. A.Ş." olan ünvanını 12.8.1995 tarihinde değiştirerek "Ü." ünvanını tescil ettirdiğini, bu sözcüğün müvekkili açısından marka, ticari ünvan ve işletme adı olarak kullanıldığını ve davalının aynı ünvanı tescil ettirmesinin TTK.nun 57/5 maddesi anlamında haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı şirketin ticaret ünvanında "Ü." sözcüğünü kullanmasının önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ünvanında ayırdedici ilaveler bulunduğunu, hitap edilen müşteri çevrelerinin farklı olduğunu, davacının faaliyette bulunmadığını ve "Ülfet" markasını kullanmadığını, markanın iptali için açılan davanın derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflara ait ticaret sicili dosyalarına, marka tescil belgelerine ve toplanan tüm kanıtlara dayanılarak, tüzel kişilerde ticaret ünvanının koruma sınırlarının tescil edildiği sicil dairelerinden ibaret olmadığı, her iki şirketin de benzer konularda iştigal ettiklerini, şirketlerin ticaret ünvanlarında yer alan "Ü." sözcüğünün iltibasa yol açtığı, bu ünvanın daha önce tescil ettiren davacının üstün hakkı bulunduğu, davacı şirketin faaliyetine ara verdiği iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile haksız rekabetin tesbitine, TTK.nun 54. md. uyarınca davalı şirketin ünvanındaki "Ü." sözcüğünün kullanmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf dava dilekçesinde sadece ünvana tecavüze ilişkin TTK. 54. maddesine değil, haksız rekabete ilişkin aynı yasanın 57/5 nci maddesi hükmüne de açıkça dayanmış olup, bu istek TTK.nun 58/a maddesindeki haksız rekabetin tespitini de içermiş bulunmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasa hükümlerine uygun görülen kararın ONANMASINA, 65.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 596.000-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.5.1999 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
Ticaret ünvanının iptali istemi, ticaret ünvanına iltibas, haksız rekabet. 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Başarı: 1
|
|
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1997/10248
K. 1998/882
T. 16.2.1998
- TİCARET ÜNVANININ İPTALİ İSTEMİ ( Kök Kelimenin Aynı Olmasının İltibasa Yol Açması Nedeniyle )
- TİCARET ÜNVANINDA İLTİBAS ( Ünvanda Önceki Tescilli Davacı Ünvanından Açıkça Ayırtedici İlaveler Yapıldığından İltibasın Bulunmadığının Kabulünün Gerekmesi)
- HAKSIZ REKABET ( Ticaret Ünvanında Tescilli Davacı Ünvanından Açıkça Ayırtedici İlaveler Yapıldığından İltibasın ve Bu Sebeble de Haksız Rekabetin Bulunmaması )
6762/m.43
ÖZET : Davalı ünvanına önceki tescilli davacı ünvanından açıkça ayırtedici ilaveler yaptığından ve bu sebeble de iltibasa yol açmadığından açılan ticaret ünvanının iptali istemi reddedilmiştir.
DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 15.5.1997 tarih ve 167-294 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin tescil ettirdiği "Emek Ortaklar Çöp Şiş" ticaret ünvanı ile çöp şiş ve gıda işi ile iştigal ettiğini, davalıların da müvekkiline ait işyerinin hemen bitişiğine aynı alanda faaliyet gösteren işyeri açarak "Ortakların Yeri" ünvanını kullandıklarını, kök kelimenin "Ortaklar" olup, davalılar ünvanının iltibasa neden olduğunu ileri sürerek haksız rekabetin tesbiti ile davalı ünvanındaki "Ortaklar" sözcüğünün silinmesine kara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davacı ünvanının "Emek Ortaklar Çöp Şiş" olup, bu ünvanın tam kullanılmadığını, tam kullanıldığı takdirde iltibasın mümkün olmayacağını, çöp şiş kebabının bir yer ismi olan "Ortaklar" usulü yapıldığını ifade etmek için bu ünvanın kullanıldığını, ünvanın davacı tekeline verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüyle, davalıların ticaret ünvanındaki "Ortaklar" kelimesinin silinmesine dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine dairemizin 24.6.1996 gün 1996/4353-4631 sayılı ilamıyla "...davacının tescilli ünvanı "İlyas Fazla Emek Ortaklar Çöp Şiş" olup, tabelasında yazılı ünvanı ise "Emek Ortaklar Çöp Şiş İlyasın yeri" olduğuna göre davacının tescilli ünvanını tam olarak kullanmadığı anlaşılmaktadır. Davalının tabelasında ise "Ortakların Yeri" yazılı olduğuna göre davalının TTK.nun 43/2. maddesine göre ünvanına önceki tescilli davacı ünvanından açıkça ayırdedici ilaveleri yaptığının ve yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde bir iltibas bulunmadığının kabulü zorunludur. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır" denilmek suretiyle bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda bozma ilamındaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 344.900 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.2.1998 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
Ticaret ünvanı üzerindeki tekel hakkı, iltibas, haksız rekabet. 5 Ay, 1 Hafta önce
|
Başarı: 1
|
|
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 1979/5024
K. 1979/5218
T. 14.11.1979
- TİCARET ÜNVANI ÜZERİNDEKİ TEKEL HAKKI ( İltibas Yoluyla Haksız Rekabet İddiası )
- İLTİBAS YOLUYLA HAKSIZ REKABET İDDİASI ( Ticaret Ünvanı Üzerindeki Tekel Hakkı )
- SOYADININ TİCARİ ÜNVAN OLARAK KULLANILMASI ( İltibas Oluşturması Durumunda Haksız Rekabet Oluşturması )
- HAKSIZ REKABET ( Soyadının Haksız Rekabet Oluşturacak Şekilde Ticari Ünvan Olarak Kullanılması )
6762/m.52,57,58
ÖZET : Ticari işlere ilişkin haksız rekabet hakkında ttk. Hükümleri uygulanır. Ticaret ünvanı üzerindeki tekel hakkı, aynı ad ve soyadını taşıyan kişilere karşı da ileri sürülebilir.
DAVA : Davacılar vekili, müvekkillerinden İ. ve A.'a ait Altıntaş halı mobilya mağazası, M.P. ve yine A.A.'nda ayrıca Özaltıntaş halı mobilya mağazası ünvanlarıyla tescilli iki ayrı ticari işletmeleri bulunduğunu, buna rağmen davalıların sonradan Özaltıntaşlar halı mobilya mağazası ünvanıyla iştigal konusu aynı olan ve onlarınkine yakın bir yerde işletme açmış olduklarını ve böylece müvekkillerinin anılan ticari ünvanları ile iltibasa sebebiyet verip zarar tehlikesine maruz bıraktıklarını ve ihtar edildiği halde davaların işbu ünvanlarını düzeltmediklerini öne sürerek tazminata ilişkin istem hakları saklı kalmak üzere davalılarca Özaltıntaşlar halı Mobilya mağazası adlı ticaret ünvanının kullanılmasının ve bu yolda yaratılan haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, müvekkillerinin soyadlarının Altıntaş olup bu soyadlarına uygun olarak Özaltıntaşlar ünvanını alıp daha evvel tescil ettirdiklerini, bir kısım davacıların bundan sonra kısmen farklı bulunan Özaltıntaş ünvanını kullanmaya başladıklarını ve bu suretle haksız rekabet ve ünvan gasbı yoluna esasen onların gitmiş olduğunu ve öte yandan davacıların iki ayrı ünvanda kullandıklarını, buna ise yasal olanak bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar Altıntaş ve Özaltıntaş adlarını ticari ünvan ( firma ) olarak eskidenberi kullandıklarını davalıların da Özaltıntaşlar Ticaret ünvanı altında aynı iştigal konusunda faaliyete geçtiklerini bildirerek TTK. 57/5 ve 58/1-b maddeleri gereğince haksız rekabetin men'ini istemişler, davalılar kendi soyadlarınında Altıntaş olduğunu, kendi ünvanlarının "Özaltıntaşlar" olduğunu bu ünvanı davacılardan önce kullandıklarını savunmuşlardır.
Vergi dairesinden gelen yazıya göre davacılar Altıntaş ünvanını 1969'dan, Özaltıntaş firmasında 1976'dan itibaren kullanmakta olup bu ünvanları tescil de ettirdikleri anlaşılmaktadır. ( Ticaret Odası yazısı ) davalılar aksini kanıtlayamamışlardır.
Ancak mahkeme tarafların aynı soyadını taşıdıklarını soyadını ticari ünvan olarak kullanmasının yasal hakları olduğunu BK. 48'e göre haksız rekabetin mevcut olmadığını kendi adlarını da yazdıklarına göre müşterileri hataya düşürecek nitelikte bir iltibasın sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Bu kere ilk önce şunu belirtmek gerekir ki, taraflar tacirdir T. Ticaret Kanununun Mer'iyet ve Tatbik Şekli Hakkındaki 6763 sayılı Yasanın 41/II-a maddesi hükmü gereğince ticari işlere ait olan haksız rekabet hakkında Ticaret Kanunu hükümleri mahfuz tutulmuştur. O halde ve taraflar tacir olduğuna göre olaya BK.nun 48 değil TTK.nun 56 ve devamı maddeleri hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Diğer yandan TTK.nun 52. maddesi hükmüne göre, tescil ve ilan edilmiş Ticaret ünvanını kullanmak hakkı yanlızca bu ünvan sahibine aittir. Bu tekel, aynı ticaret sicili çevresi ile sınırlı ise de ( Olay aynı ticaret sicili çevresindedir ). Aynı ad ve soyadını taşıyan kişilere karşı da ileri sürülebilir. ( Prof. Yaşar Karayalçın Ticaret Hukuku, 1 Giriş/Ticareti İşletme, 1968 s. 391; İsmail Doğanay T.T. Kanunu Şerhi Birinci Cilt 1974 s. 233/.
Bu hususu TTK.nun 43/2. maddesinde de görmekteyiz. Gerçekten bu maddeye göre Ticaret ünvanına aynı sicil dairesinde daha evvel tescil edilmiş olan ünvanlardan açıkça ayırdetmeye yarayacak ilavelerin yapılması zorunludur. Davacıların Ticaret ünvanı "Altıntaş" davalılarınki ise savunmaya göre "Özaltıntaşlar" dır. Bu durumda yukarıda anılan TTK.nun 43/2. maddesi gereğince davalıların Ticaret Ünvanının davacıların Ticaret ünvanından açıkça ayırdetmeye yarayacak ilaveleri taşıyıp taşımadığı ve bu hali ile iltibasa meydan verecek nitelikte ( TTK. 57/5 ) olup olmadığı hususlarında bu konuda uzman bilirkişilerin fikirlerine başvurarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.11.1979 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
|
|
Kayıt Tutuldu
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|